İş – Hayat Dengesi : Farklı bir bakış olabilir mi?

Akşam yemeğinde e postalara bakmaya kalktığınızda eşiniz tepki gösteriyor mu? Veya tatile giderken e postayı ve whatsapp’ı tamamen kapatmak size korkutucu geliyor mu? Belli bir süre iş içindeki iletişimden koptuğunuzda endişe üretiyor musunuz? Bunlar günümüz iş dünyasında artık garip karşılanmayan sahneler, değil mi? İş – Hayat dengesi de bu yüzden konuşulmaya, tartışılmaya devam ediyor.

Burada konumunuzdan ve rolünüzden bağımsız olmak üzere, bu “dengeyi” sağlayabilen çalışan sayısının çok çok az olduğunu belirtmek isterim.

Peki bu konuda çalışan ve kitap yazan Steward Friedman’a kulak verelim mi? Diyor ki:

İş’in “hayatla” yarışması düşüncesi gerçek hayatın nüanslarına uymuyor. Bunun yerine hayatımızın değişik alanlarını nasıl entegre  edebileceğimize odaklanırsak daha doyumlu bir iş ve özel hayata kavuşabiliriz.

Bu anlamda Friedman basit bir alıştırma öneriyor. Bu alıştırmada sizin için en önemli şeyleri tanımlıyor, ayırdığınız zamanı belirliyor ve küçük değişiklikler yaparak entegrasyonu sağlıyorsunuz. Sonuçta kendinizi suçlu hissetmeden her şeyi bir arada götürebilirsiniz diyor Friedman. Aslında bu şekilde bu “denge”den uzaklaşıp bir tür bağımsızlık yakalamış da olabiliyorsunuz.

Nasıl yapalım?

Friedman’ın önerisine göre hayatımızı 4 ana uğraşa ayırıp harcadığımız zamanı yazmak iyi bir başlangıç olabilir. İş, ev, sosyal, kendimiz. Ve amaç her biri için belirli bir zamanı her gün ayırmak. www.myfourcircles.com adresinden de faydalanabilirsiniz.

Life work balance

Önce ulaşmak istediğiniz yüzdeleri yazıp sonra da şu anki durumunuzu yazın, aradaki fark planlamanıza yardımcı olacaktır.

Bir ek öneri de… bu çalışmayı yaparken yakın çevrenizdekilerle konuşabilirsiniz, eşiniz, çocuklarınız, dostlarınız bu konuda neler düşünüyor? Belli değişiklikleri yaptıktan sonra onların görüşlerini de almak iyi olur.

Kaynak : https://www.themuse.com/advice/the-worklife-balance-strategy-you-need-to-try-now

Reklamlar

Tatilden bir yazı : İş-yaşam dengesini iyileştirmek için 4 öneri

Tatilde olduğum bu hafta iş-yaşam dengesi üzerine düşünüyorum. Bunun işteki performansımız ve hayattaki mutluluğumuz ile direk ilgisi var. Bu konu şirketlerin çalışanlarına sunduğu esnek çalışma koşullarının ötesinde parametreleri olan bir konu… Bence tatilde ofisten “kopmak”, iş yazışmalarını “takip etmemek”, “e posta okumamak”la ancak başlanabilir. Daha “odaklı” çalışabilmek ve daha iyi performans göstermek için çalışanların bu “boşluğa” ihtiyaçları var. Peki daha iyi bir iş-yaşam dengesi için bazı öneriler neler olabilir?

Her iş akşamı “çalışmayın”

Bir süre önce “ofisten çıkmak” tam da bu anlama gelebiliyordu, fakat yeni teknolojilerle artık her çalışan “ofiste bağlı” olmaya devam edior. Ancak bu her iş günü akşamı çalışmaya devam edilecek anlamına gelmez. Şirketinizde her çalışanın gece de e postaları okuması ve cevaplaması doğal çalışma düzeni olabilir, fakat bir iki akşam bunu yapmayıp neler olacağını görebilirsiniz. İşten sonra işle ilgili konuları bir kenara bırakıp hayatınızın diğer alanları ile ilgilenebilirsiniz. Eğer ofiste sizi direk ilgilendiren bir “aciliyet” olduğunda nasıl olsa duyarsınız. Eğer size o anda ihtiyaç varsa size telefonla ulaşılabilir.

İşte değilken iş e postalarını okumayın / işteki yazışmaları takip etmeyin.

Bu tabii çok zor… Hayatımızı basitleştirmek için kişisel ve işle ilgili cihazlarımızı birleştirdik. Sürekli uyarılar geldikçe bu aslında dayanılamaz bir hal de alabilir. Birçok çalışma e posta okumanın bir bağımlılığa dönüştüğünü gösteriyor. Direk e posta yazmasanız bile ofisteki yazışmaları sürekli takip etmeniz aslında iş ortamından uzaklaşamadığınızı gösterir. Kabloyu kesin! İş arkadaşlarınıza akşam saatlerinde ve acil durumlarda size ulaşmanın yolunun sizi direk aramak olduğunu iletebilirsiniz.

Hafta sonları dinlenmek içindir, enerjimizi tekrar toplamak ve odaklanmadan önce düşünme zamanıdır. Hafta sonuna çıkışla ilgili kendinize bir zaman sınırı koyun, mesela cuma gecesi 18:00 diyebilirsiniz. Bu noktada çalışmayı bırakıyorum diyebilirsiniz. Bundan sonra hafta sonunun keyfini çıkarın. Aynı zamanda pazar akşamları çalışmanız için içinizden gelen güdüyü durdurmaya çalışın… Pazartesi günü tazelenmiş olarak işe başlamak ve dün gece olan tüm yazışmaları Pazartesi günü okumak iyi olabilir. Çoğunlukla yazışmalarda araya girip cevap vermediğiniz zaman konu kendiliğinden çözüme bile kavuşabilir. Pazar geceniz de size kalır.

İşyerinde bütünselliğe dikkat edin

Bir çok çalışan geceleri ve hafta sonu çalışmanı normal olduğunu düşünebilir. Fakat bu doğru değildir. Eğer bir proje için hafta sonu ve tüm hafta geceleri çalıştıysanız, bunu dengelemek için kendinize bir iki gün izin verin. Bu zamanı tekrar odağınızı oluşturmak, dinlenmek ve kişisel sorumluluklarınızı yerine getirmek için kullanabilirsiniz. Şirketler verdiğinizde sizin tüm hayatınızı talep edebilirler, çizgiyi çekecek olan sizsiniz.

Cep telefonunuzu verimlilik ve esneklik için kullanın… “Sürekli bağlı” olmak için değil…

Teknoloji çalışma biçimimizi değiştirdi ve bu yeni imkanları nasıl kullandığımız bize bağlı bir konu… Bu da cep telefonlarını kullanma biçimimizi düşünmemizle mümkün… Ofisten uzak her noktadan çalışma imkanı, seyahatteyken çalışma esnekliği veya ofiste bulamadığınız sakin ortamı dışarda bulmak bu avantajlardan sadece birkaçı… Cep telefonunu hayatımızı geliştirmek için kullanalım, kendimizi boğmak için değil.

Kaynak : https://www.lifehack.org/322125/5-ways-improve-your-work-life-balance-right-now