Çalışan Bağlılığı Seminerine davetlisiniz!

Eylül ayı itibariyle çalıştığım şirketten ayrılıp sadece çalışan bağlılığı üzerine yoğunlaşan bir yola adım attım. Bu konunun ülkemizdeki durumunu, ihtiyacı ve yardımcı olabileceğim şirketleri düşündüğümde son derece olumlu bir bakış açısına sahibim. Bu yeni dönemde Engage and Grow firmasının Global ekibinde “Global Operasyon Müdürü” olarak yapacağım işin yanı sıra Engage and Grow bağlılık programının satış ve uygulaması konusunda da çalışacağım.

Bu sürecin önemli halkalarından biri seminerler yapmak… Bu seminerlerde çoğunlukla insan kaynakları alanında çalışan, kendi firması içinde bağlılık ile ilgili çalışmalar yapan veya yapmayı planlayan uzmanlarla bağlılık konusunda sohbet ediyor, bilgileri paylaşıyor ve Engage and Grow bağlılık programının bağlılığı nasıl arttırdığını, ekipleri nasıl “aktive ettiğini” konuşuyoruz. Bir sonraki seminerimiz 3 Ekim Perşembe günü Levent’te… Daha fazla bilgiyi şu linkten de bulabilirsiniz:

https://biletino.com/tr/e-6mf/calisan-bagliligi-programi-engage-grow-semineri/

Katılmak isteyenler bana direkt olarak bertay@fisekci.com veya 0 533 2096829’dan ulaşabilir… Görüşmek üzere…

Çalışan Bağlılığı Görüş Anketi

Bu blogda bir süredir çalışan bağlılığı ile ilgili konularda yazıyorum, çeşitli mecralarda yayınladığım yazılarımı belli sayıda insan okudu, bu insanların bazılarıyla görüşme ve tartışma imkanım oldu. Bu konunun günümüz iş hayatında ve Türkiye ortamındaki önemi bence çok görülebilir durumda.

Konuya ilgi duyan, okuyan, belli bir görüşü olan insan kaynakları uzmanları ve şirket sahipleri için bir anket hazırladım. Temelde amacım bu konunun nasıl algılandığını anlamaya çalışmak, bu blogda bahsettiğim bazı konularla ilgili görüş almak… Anket 4 dakika içinde bitirilebilecek kadar kısa…

Peki bunda benim çıkarım ne, diyebilirsiniz. Anket cevapları belli bir sayıya ulaşınca bu blogdan paylaşım yapıp bu konunun genel algısı ile ilgili bilgileri paylaşacağım.

Anketi şu linkten ulaşıp doldurabilirsiniz.

Çalışan Bağlılığı Görüş anketi

 

Simon Sinek’ten “The Infinite Game”

Simon Sinek’i tanırsınız diye düşünüyorum… “Start with Why” kitabıyla, konuşmalarıyla, yarattığı daha insani ve daha bağlı çalışma ortamı hayali ile önemli bir insan.. Yeni bir kitap hazırlığında olduğunu biliyoruz, bu kitapla ilgili bazı röportajlar vermeye başlamış. Inc için yaptığı söyleşiyi aşağıda yayınlıyorum.

Tümünü dinlediğinizde hayatınızdan 16 dakikanın boşa gitmediğini, sizi düşündürdüğünü hissedeceksiniz 🙂

Bağlılık ile bağlayarak bitirmek isterim… Simon’un tanımladığı “infinite game” düşüncesinde olan firmalardaki çalışanlar doğal olarak şirketine ve var oluş sebebine bağlıdır, sadece kısa vadeyi düşünen, tesadüfi rakamlar üzerinden başarıyı ölçen, rekabeti “rakibi mahvetmek” olarak gören anlayışın olduğu şirketlerde de çalışanlar daha az bağlı olur.

Not : Türkçe altyazı olmadığı için özür dilerim.

 

Finansal Stratejinizin bir parçası olarak Çalışan Bağlılığı

finance

Çalışan Bağlılığı ile ilgili konuşmalar, tartışmalar artıyor. Bu konuda yapılan değer önermeleri zamanla daha fazla ilgi topluyor. Bunun perde arkasında şu veri var, bağlı çalışan daha verimlidir, daha verimli şirketler daha başarılı olurlar.

Çalışan Bağlılığını arttırma yolculuğunda şirketler “çalışan tatmini” veya “çalışan memnuniyeti” kavramına da ilgiyi arttırıyorlar. Tatmin olmuş çalışan bağlı demek değildir ama bağlılığa daha yakındır. Ya da tersten söylersek, memnun olmayan çalışanın bağlı olma ihtimali çok daha zayıftır. Kültürden, müdürlerinden ve işlerinden tatmin olan çalışanlar bağlı olmaya bir pencere açmış demektir.

Peki o zaman soralım, şirketler çalışan memnuniyetini nasıl sağlayabilirler? Jacob Morgan’ın “Employee Experience Advantage” kitabına göre, bu çalışan deneyimini iyileştirmekten geçiyor. Yaptığı araştırmaya göre, çalışan memnuniyetine yatırım yapan şirketler yapmayanlara göre 4 kat daha kârlı oluyorlar.

Bu araştırma Globoforce tarafından yayınlanan ““The Financial Impact of a Positive Employee Experience” ile destekleniyor. Buna göre çalışan deneyimine yatırım yapan ilk 25 şirket listenin sonundaki şirketlere göre varlıklarından üç kat daha fazla dönüş alıyor.

Bu iki bilgiden çıkarılabilecek sonuç şu olabilir, sadece “iyi geri bildirim” değil, çalışan deneyimine yatırım yapan firmalar bu işten kazançlı çıkıyorlar. Çalışan memnuniyeti ve buna bağlı olarak çalışan bağlılığı şirketlerin finansal stratejileri için anahtar önem taşıyor. Yine araştırmalardan biliyoruz ki, şirketine bağlı çalışmayan çalışanın maaşının üçte biri boşa gidiyor.

Peki şirketler neler yapabilir :

Şirketler sektörleri içinde rekabetçi ve çekici ve aynı zamanda şirket içinde adil maaş ve ek gelir programları yaratmalıdır.  Bu çalışanlara hesapsız ek ücretler dağıtmak değil, gerçekten değer yaratma amaçlı programlara yatırım yapmaktır.

Şirketler çalışanlarının geleceğine eğitim ve gelişim fırsatları sunarak yatırım yapmalıdır. Çalışanlar şirket içindeki kariyer yollarını görmek, bilmek isterler. Bir sonraki role hazırlanırken şirketin bu konuda farkındalık göstererek belli becerileri kazandırma yolunda planlı bir çaba içinde olması çalışanları şirkete bağlar.

Son olarak, şirketler her şeyin bütçe içinde tanımlanamayacağını, bazen ani ihtiyaçlar için para harcanabileceğini bilmelidirler.  Bazen bütçelenmemiş harcamalar olabilir. Şirketler bazen çalışan memnuniyeti için ek para harcamayı göze almalıdırlar. Bu bir başarı kutlaması veya ofiste temel bir ihtiyacın karşılanması olabilir.

Çalışan memnuniyeti ve buna bağlı çalışan bağlılığı şirketinizin finansal stratejisinin temel parçalarından biri olmalıdır.

İlham : https://www.hrbartender.com/2018/employee-engagement/employee-engagement-financial-strategy/